İstanbul'da görülen 'Yenidoğan çetesi' davasında, 10 bebeğin ölümüyle ilgili kritik Adli Tıp Kurumu 3'üncü Üst Kurul raporu mahkemeye sunuldu. Raporda, Serdarova, Karakoç ve Helvacı bebeklerin uygun tanı ve tedavi durumunda yaşayabilecekleri değerlendirilirken, diğer 7 bebek için ölümün kaçınılmaz olduğu ifade edildi. Rapor, davanın seyrini değiştirecek nitelikte görülüyor.
Raporda Çarpıcı Tespitler
Adli Tıp 3. Üst Kurulu tarafından hazırlanan 45 sayfalık raporda, her bir bebeğin ölüm nedeni ayrıntılı olarak incelendi. Serdarova bebeğin solunum sıkıntısı ve enfeksiyon nedeniyle hastaneye sevk edilmediği, Karakoç bebeğin ise prematüre olmasına rağmen yoğun bakım ünitesine alınmadığı belirtildi. Helvacı bebeğin ise kalp rahatsızlığının zamanında teşhis edilmediği için hayatını kaybettiği vurgulandı. Raporda, bu üç bebek için 'tıbbi müdahale yapılsaydı hayatta kalma ihtimali yüksekti' ifadesi yer aldı.
Diğer Bebekler İçin 'Kaçınılmaz' Tespiti
Raporda adı geçen diğer 7 bebeğin ise doğumsal anomaliler, ileri derecede prematürite veya tedaviye yanıtsız enfeksiyonlar nedeniyle öldüğü, bu vakalarda tıbbi müdahalenin hayatta kalma şansını değiştirmeyeceği kaydedildi. Uzmanlar, bu tespitin çete üyelerinin sorumluluğunu daralttığı yorumunu yapıyor.
Dava kapsamında 47 sanık yargılanırken, raporun ardından savcılığın yeni iddianame hazırlayabileceği belirtiliyor. Mahkeme, bir sonraki duruşmayı 15 Nisan 2025'e erteledi.
Türkiye'de sağlıkta şiddet ve ihmallerin gündemde olduğu bir dönemde, yenidoğan çetesi davası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Adli sürecin adil bir şekilde ilerlemesi, benzer vakaların yaşanmaması için caydırıcılık açısından büyük önem taşıyor.