Şanlıurfa'da 24 Nisan 2026 tarihinde evlenen Ömer Atılgan, eşiyle yalnızca bir ay birlikte yaşadıktan sonra hayatının kabusa döndüğünü iddia etti. Atılgan, eşinin sevgilisi olduğunu öne sürdüğü kişi tarafından önce tehdit edildiğini, ardından yolunun kesilerek bıçaklandığını belirterek can güvenliğinin olmadığını söyledi.
Evlilikten Kısa Süre Sonra Tehditler Başladı
Ömer Atılgan, 24 Nisan 2026'da dünya evine girdiğini ancak mutluluğunun yalnızca bir ay sürdüğünü ifade etti. Atılgan'a göre, evlendikten kısa bir süre sonra eşinin geçmişte ilişkisi olduğunu iddia ettiği bir kişi tarafından tehdit edilmeye başlandı. Bu kişinin, eşiyle olan birlikteliğini kabullenemediğini ve kendisine yönelik sözlü ve fiziksel tehditlerde bulunduğunu öne sürdü.
Atılgan, yaşadığı korku ve baskı nedeniyle günlük hayatının olumsuz etkilendiğini, sürekli tetikte olduğunu dile getirdi. Tehditlerin dozunun giderek arttığını belirten genç adam, son olarak 24 Mayıs 2026'da akşam saatlerinde evine dönerken yolunun kesildiğini ve saldırıya uğradığını iddia etti.
Yolu Kesilip Bıçaklandığını İddia Etti
Ömer Atılgan'ın anlattığına göre, olay günü sokakta yürürken önü, eşinin sevgilisi olduğunu söylediği kişi ve yanındaki birkaç kişi tarafından kesildi. Kendisine hakaret edildikten sonra fiziksel saldırıya geçildiğini belirten Atılgan, vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklandığını ifade etti. Saldırganların olay yerinden kaçtığını, kendisinin ise çevredeki vatandaşların yardımıyla hastaneye kaldırıldığını söyledi.
Hastanede tedavi altına alınan Atılgan, aldığı yaraların hayati tehlikesi bulunmadığını ancak psikolojik olarak büyük bir travma yaşadığını belirtti. Saldırının ardından karakola giderek şikayetçi olduğunu ve saldırganlardan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Atılgan, "Yolumu kesip bıçakladılar, can güvenliğim yok" diyerek yetkililerden kendisini korumalarını istedi.
Eşinin Sevgilisi Olduğunu Öne Sürdüğü Kişiyle İlgili Suç Duyurusu
Ömer Atılgan, saldırıyı gerçekleştiren kişinin eşinin sevgilisi olduğunu iddia ettiği kişi olduğunu savundu. Bu kişinin daha önce de kendisini telefonla arayarak tehdit ettiğini, sosyal medya üzerinden mesajlar gönderdiğini öne sürdü. Atılgan, tüm bu tehditlere rağmen herhangi bir koruma talep etmediğini ancak olayın ardından can güvenliğinin kalmadığını vurguladı.
Genç adam, eşiyle aralarındaki ilişkinin de bu olaylardan sonra yıprandığını, eşinin kendisini terk ettiğini iddia etti. Yaşadığı maddi ve manevi zararın büyük olduğunu söyleyen Atılgan, adaletin yerini bulmasını istedi. Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını ve saldırganların yakalanması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
Uzmanlar: Aile İçi Şiddet ve Tehdit Vakaları Artıyor
Son yıllarda Türkiye'de aile içi şiddet ve tehdit olaylarında artış olduğu gözlemleniyor. Uzmanlar, özellikle kısa süreli evliliklerde veya ilişkilerde yaşanan anlaşmazlıkların şiddete dönüşebildiğini belirtiyor. Şanlıurfa'da yaşanan bu olay da bu tür vakaların ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seriyor.
Psikologlar, tehdit edilen kişilerin vakit kaybetmeden yetkililere başvurması ve koruma talep etmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, toplumda farkındalık oluşturulması ve mağdurların yalnız bırakılmaması gerektiği ifade ediliyor. Ömer Atılgan'ın yaşadıkları, benzer durumdaki kişilere de örnek teşkil ediyor: sessiz kalmak yerine hukuki yollara başvurmak hayati önem taşıyor.
Olayın ardından Şanlıurfa'da güvenlik güçleri, benzer olayların önlenmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Ömer Atılgan'ın şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında saldırganların kimlik tespiti için güvenlik kamerası görüntüleri inceleniyor. Yetkililer, vatandaşları tehdit ve şiddet olaylarına karşı duyarlı olmaya ve derhal 155'i aramaya davet ediyor.